Çıkarken
2026 yılında yayın hayatına başlayan Tarihbilim Dergisi uluslararası standartlarda hakemli bir dergi olmayı amaçlamaktadır. Dergimiz, tüm çalışmalarında tarihi/tarihselliği temel eksen olarak benimser; bununla birlikte, doğa ve insan bilim ayırımı yapmadan bilimlerinin tamamı ile diyalog kuran inter-disipliner bir yayın politikası izler. Bu anlamda, Tarihbilim Dergisi, bilim felsefesinin “iki kültürcü/iki bilimci” yaklaşımını; yani, bilimi, nomotetik bilimler (doğa bilimleri) ile idiografik bilimler (insan/kültür bilimleri) olmak üzere iki farklı kategoriye ayrılmasını reddeder ve sayfalarını tarihi/tarihselliği merkeze koyarak tüm anabilim dallarına açar. Böylece, “tarihbilim” perspektifiyle, tarihsel-toplumsal gerçeklikler bağamında, inter-disipliner bir bakış açısı geliştirmeye çalışır.
Tarihbilim Dergisi olarak, bilimin nomotetik ve ideografik ayırıma dayalı “iki kültürcü/iki bilimci” yaklaşımın bilimsel araştırmalarda açmazlara sebep olduğunu, bu açmazdan çıkmanın yolunun, “bilimin birliği/bilimin tekliği” yaklaşımı olduğunu öngörüyoruz. Bu öngörüyü “bilimin birliği” mottosu ile tanımlıyoruz. Bilimin doğasında var olan, “ontolojik” ve “metodolojik” farklılıkların “epistemolojik” birliğin önüne geçmemesi gereğine dikkat çekiyor; epistemolojik anlamda, doğa bilimleri ile insan bilimleri arasında ilkece bir fark olmadığına vurgu yapıyoruz. Bu kapsamda, tarih incelemelerini, bilimin birliği/tekliği içinde “tarihbilim” olarak kavramsallaştırıyor ve bu kavram içinde değerlendiriyoruz (Reyhan, 2021).
Logomuz da bu yaklaşımın ifadesidir. Farklı iki daire, nomotetik ve ideografik ayırıma dayalı iki kültürü/iki bilimi temsil etmekte; buna karşılık, dairelerin kesişme noktasındaki Tarihbilim Dergisi tam da bu kesişmeyi, bilimin epistemolojik birliğini, disiplinlerin inter-disipliner bir şekilde iç içe geçmişliğini, sentezci bir işbirliğini vurgulamaktadır. Bu çözümleme, dergimiz açısından, elbetteki, her disiplinin kendi metodunu kullandığı diğer disiplinlerle bir bütünün parşçası olarak ama ayrı kümeler halinde durduğu multi-disiplinerliği dışlamaz. Disiplinlerarası yakaşımdaki bütünselliğin yerini multi-disipliner yaklaşımda parçalı bir bütünsellik alır.
Neden “tariholoji” (history+loji=historyoloji) değil de “tarihbilim” (history+science=historical science/historicalscience)?
Önerdiğimiz “tarihbilim” kelimesinin İngilizce karşılığı ne olabilir?
İngilizce linguistiğini izleyerek, tarih kelimesinin isim hali “history” yerine sıfat hali (iyelik/aidiyet eki “-al” ile) “historical” kelimesini kullanarak “historical science” kelimesini üretiyor ve bunu “tarihsel bilim” olarak değil, “tarihbilim” olarak kavramsallaştırıyoruz. İngilizcesi: History+science=historical sciencehistoricalscience. Örneğin, Society: (i.) toplum/cemiyet, social: (s., i.), toplumsal/içtimai; social science: sosyalbilim (Redhouse, 1996: 920) gibi.
Bu anlamda, “bilgi”, “bilmek” anlamında “science” kelimesinin (latince scientia) Yunanca en yakın kelime olan “episteme” ile de ilişkisini kurmuş; böylece, görüş anlamında “doxa” kelimesine değil, akla ve kanıta dayalı “bilgi”ye vurgu yapmış oluyoruz. Nitekim modern İngilizcede “epistemoloji” bilgi kuramı anlamındadır. (Redhouse, 1996: 329)
Bu açıklama ile tariholoji/history+loji=historyoloji kelimesinden farklılaşmaktayız.
Eski Yunanca kökenli “söz söylemek” anlamındaki “-loji”, veya “-oloji”, son ekini alan kelimeler genel olarak bir bilim alanını, “herhangi bir alandaki çalışma” uzmanlığını ifade eder. Örneğin: biyoloji, arkeoloji, jeoloji. Bu kapsamda, historiyoloji=history+loji, tarihi olay ve olguları inceleyen, sadece bu alandaki uzmanlığı ifade eden bir bilim dalını ifade etmesi yönü ile bizim disiplinlerarasılığa yaptığımız vurguyu karşılayamaz.
Avery, Robert vd. (Ed.), (1996), Redhouse İngilizce Türkçe Sözlük.
Reyhan, Cenk, (2021). “Bilimin Birliği: Nomotetik - İdiografik Bilim Ayırımına Tarihbilimsel Bir Reddiye”, Tarihyazımı, 3(1), 1-23.